• BIST 2.438,84
  • Altın 964.455
  • Dolar 16.1904
  • Euro 17.3519
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 18 °C

Çerçeveyi yeniden düşünme çağrısıyla 2. Yeditepe Bienali kapılarını açtı.

Çerçeveyi yeniden düşünme çağrısıyla 2. Yeditepe Bienali kapılarını açtı.
Cumhurbaşkanlığı himayesinde, Fatih Belediyesi ve Klasik Türk Sanatları Vakfı’nın işbirliği ile bu yıl ikincisi düzenlenen 'Yeditepe Bienali', kapılarını 7 Ocak'ta sanatseverlere açtı. İstanbul'un dört seçkin mekanı Süleymaniye Külliye

2. Yeditepe Bienali'nde 226 sanatçıya ait 282 eser, 2 ay boyunca sanatseverlerin ziyaretine açık olacak. Tüm eser ve mekanlar, Cam Küp Galeri'de dijital ve üç boyutlu olarak da izlenebilecek.

Sanat eserine özel aydınlatma

Ziyaretçiler tarihi mekanlarda kendisini loş bir çerçevenin içinde bularak, elindeki el fenerinin yardımıyla eseri inceleme ve seyretme imkanını deneyimliyor. Sanat eseriyle sanatseverin bu özel aydınlatma ortamındaki buluşması, bienalin bir kesinlikten ziyade bir arayışta olduğunu simgeliyor. Yatay sergileme tercihiyle bienal, kitaptan çıkan sanatın mekanla ve şehirle etkileşimine, bütünlüğüne ve açmazlarına dair de bir yolculuğa davet ediyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bienali "zenginliği ve derinliğiyle tam bir şölen" ifadesiyle övdü. Uluslararası sanat çevrelerinin yakından tanıdığı, Münih Haus der Kunst Müzesi'nin Sanatçılar Kurumu Başkanı ve bienalin küratörü Berkan Karpat, "Çerçeve içi Çerçeve dışı" temasıyla hazırlanan etkinlikler hakkında şu bilgileri verdi:

"Avrupa dillerinde 'çerçeve' kelimesi 'sınırlılık' anlamını içeriyor. Türkçede çerçevenin böyle bir anlamı olduğunu söylemek pek mümkün değil. Esasen çerçeve, bizde 'daire'nin görece yeni bir kullanımı. Evvelce 'bir şey dairesinde' diye konuştuğumuzdaki anlamı şimdilerde çerçeveye taşımışız gi̇bi̇ görünüyor. Bu yüzden de 'çerçeve', sınırlama ve kısıtlamadan ziyade, bir ilişkiler ağına ve buna bağlı olarak bir hürleşmeye işaret ediyor."

Çerçevede değilse de eşikte!

Sanatseverin dikkatini çerçevenin içiyle aynı anda dışına da çevirmesi gerektiğinin altını çizen Karpat, "Belki de tüm bunlar, içeride kaybettiklerimizi farklı mekanlarda arama uğraşına dairdir dedi. İlginç eseriyle bienale sanatçı olarak da katılım sağlayan Berkan Karpat, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu yılki bienal, bin yıldan fazla süredir var olan ve Batı kültürünün ötesinde bir geleneğe ve teorik yansımaya sahip olan bir sanatı, dört ayrı mekanda yeniden inceliyor. Dört mekan da bir tür 'ara-mekan' olmalarıyla, misafirlerini çerçevede değilse de eşikte karşılamaya ve onları 'içeri' davet etmeye aday."

Yasin Sûresi ve interaktif iletişim

"Çerçeve" fikrini temel alan, "çerçeve içi-çerçeve dışı" temasıyla yola çıkan bienaldeki sanat eserlerinin bulunduğu mekanla karşılıklı etkileşime açık olması, özgün bir bakış açısı olarak dikkat çekiyor. Süleymaniye Külliyesi İmareti Darüzziyafe, Nuruosmaniye Camii Mahzen, Yedikule Hisarı ve Fatih Cam Küp Sanat Galerisi olmak üzere dört farklı mekan ise kendilerine has özellikleriyle sanat eserlerinin iletilerine doğrudan etki ve katkı yapıyor. Bu karşılıklı etkileşimi Berkant Karpat'ın Süleymaniye Darüzziyafe'nin bahçesinde yer alan eserinde gözlemlemek mümkün. Eser, Kur'an Ayetlerinin suyun moleküler yapısı üzerindeki değişimlerini ölçme özelliği taşımakta. Yasin Sûresi, özel bir ses frekansı ve titreşim ile dışarıya aktarılırken ziyaretçiler, bu esere pirinçten iletkene dokunarak, sûrenin tenlerinde meydana getirdiği etkiyi interaktif olarak hissedebiliyor.

İlham verici bir tema

Kaynak: Haber Kaynağı
Bu haber toplam 45 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Haber Bank | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.